İHSANİDER

Ana Sayfa | ..... | Derneğimiz | İletişim Formu | İnsan Kaynakları | Kurucu Üyeler | Yönetim Kurulu | Tüzük | Anketler | Sitene Ekle | RSS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Sırplar Kosova Savaşı'nın intikamını almak için

I.Kosova savaşı neticesinde Sırbistan Osmanlı'ya bağlı bir prenslik haline gelmiş uzun vadede tüm Balkan toprakları Osmanlıların eline geçmiştir. Bu yenilgiyi hiçbir zaman hazmedememiş olan Sırplar, Osmanlılara ve onların yardımcısı Slav Müslümanlarına karşı hep nefretle bakmışlardır

Kategori  Kategori : Tarihten Olaylar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 193375
Tarih  Tarih : 22 Mart 2011 23:32

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Emre Gül-Dünya Bülteni/Tarih Servisi


Sovyetler Birliği ve sisteminin çöküşünün ardından Doğu Bloku denilen Orta ve Doğu Avrupa devletlerinde de önemli olaylar ve gelişmeler meydana geldi. Bu devletler içerisinde yer alan Yugoslavya’nın durumu, ileriki dönemde meydana gelecek olaylar açısından önem kazandı. Yugoslavya devleti, Sırbistan, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Slovenya, Makedonya ve Karadağ Cumhuriyetlerinden oluşan federal bir devletti. Mareşal Jolip Broz Tito’nun 4 Mayıs 1980’deki ölümünün ardından bu devletler arasındaki ilişkiler ve dengeler bozulmaya başladı.

Jolip Broz Tito

Nitekim bunun sonucu olarak önce Slovenya ardından Hırvatistan ve Makedonya 1991 yılı içerisinde bağımsızlıklarını ilan ettiler. Böylece Yugoslavya parçalanma sürecine girdi. Yugoslavya’da yeni düzen için iç savaş başladı. Sırbistan, Hırvatistan ve Slovenya arasındaki çatışmalar şiddetlendi. Tito döneminde başlayan Sırp milliyetçiliği ve büyük Sırbistan düşüncesi alevlendirildi. Sırp hükümeti, bütün bu bağımsızlık hareketleri sırasında özellikle de Müslümanlara yönelik olarak düşmanca propagandaya başladı.

I. Kosova Savaşı

Sırp tarihinde unutulmaz bir şavaş olan ve Kralları Lazar’ın ölümüyle sonuçlanan 1389 yılındaki I.Kosova Savaşı Sırp ruhunda bugüne dek uzanan derin yaralar açmıştır. Bu savaş neticesinde Sırbistan Osmanlı’ya bağlı bir prenslik haline gelmiş uzun vadede tüm Balkan toprakları Osmanlıların eline geçmiştir.

Bu yenilgiyi hiçbir zaman hazmedememiş olan Sırplar, Osmanlılara ve onların yardımcısı Slav Müslümanlarına karşı hep nefretle bakmışlardır.

Miloseviç I.Kosova Savaşı Anma mitinginde konuşurken (1989)

Kosova Savaşı’nın 600’üncü yıldönümü olan 1989 yılından itibaren Sırp milliyetçiliği esaslı bir şekilde ortaya konmuş, doğrudan I. Kosava Savaşını konu alan ve buna dayalı olarak Kosava Savaşı üzerinde Sırp milli bilincini sağlamayı hedefleyen toplantı ve sempozyumlar düzenlenmiştir. Anma toplantılarında Hz.İsa, Kral Lazar ve Sırbistan Devlet Başkanı Slobodan Miloşeviç'in posterleri yan yana açılıyor, Miloseviç Lazar’dan bu yana "Sırplığın" en büyük lideri olarak boy gösteriyordu.

Miloseviç aynı mitingde Kral Lazar'ın posteri altında konuşuyor

Başarıdan değil, hezimetten doğan Sırp milli ruhunu uyandırmak için Belgrad Televizyonu geniş çaplı programlar yapmaya başladı. Bosna’daki savaş öncesinde konuyla ilgili olarak Türk tarihçilerinin görüşlerini almak üzere içlerinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümü öğretim üyelerinin de bulunduğu tarihçilerle röportajlar yapıldı.

Bunlar Sırp kamuoyuna etkili bir şekilde duyuruldu. Böylece Kosova meselesi üzerinde Bosnalı Müslümanlara karşı kin ve düşmanlığı esas alan bir toplumsal mühendislik projesi başarıyla uygulandı. Hatta bu düşmanlık dönemin Sırp sloganlarında bile açıkça görüldü. “Od Yadrana do Irana neçe biti Muslimana!” (Adriyatik'ten İran'a kadar Müslüman kalmayacak!), “Ko se ne osveti, taj se ne posveti”(İntikam almayan, uzak olsun kutsallıktan!) “Müslimani, müslimani, Doşlisuvi tsırni dani. Nema Tite Da vas brani”(Müslümanlar, müslümanlar, kara bulutlarınız, kara günleriniz yaklaştı. Artık sizi koruyacak bir Tito’nuz yok!) gibi sloganlarla ifade edilen ve bizim basınımızca görmezden gelinen bu çalışmalar, netice olarak 1992- 1995 yıllarında Bosna’da yaşanacak elim ve insanlık dışı hadiselerin düşünsel anlamda temelini teşkil etti.

“Bosna Kasabı” lakaplı Radovan Karadziç, Müslümanların bağımsızlık yönündeki düşüncelerine karşı 14 Ekim 1991’de Yugoslavya Parlamentosu’nda yaptığı konuşmada: “Bu yaptığınız iyi değil. Bosna-Hersek’i götürmek istediğiniz yol Slovenya ve Hırvatistan’ın sürüklendiği bela ve kötülük yoludur. Zannetmeyin ki Bosna-Hersek’i cehenneme ve Müslümanları yok olmaya sürüklemeyeceksiniz. Müslümanlar bu ülkede bir savaş çıkması halinde kendilerini koruyamazlar.” Şeklinde açıkça tehditte bulunmuş, buna karşı Aliya İzzetbegoviç meclis kürsüsünden kendisine karşı verdiği cevapta: “ Sayın Karadziç’in açıklama tarzı, mesajları Yugoslavya’dan neden ayrılmak zorunda olduğumuzu bize en güzel şekilde açıklıyor. Bunu ilk kez bu akşam burada açıklıyorum. Onun tarzı ve mesajları, diğerlerinin de neden Yugoslavya’da kalmak istemediklerini açıklıyor. Sayın Karadziç’in düşlediği Yugoslavya’yı artık kimse istemiyor.” Demişti. Gelişmeler bu yönde devam ederken 27 Kasım 1991’de de Bosna-Hersek bağımsızlık ilan etti. Bu durum karşısında Sırplar şiddet hareketlerine başladılar.

Avrupa Topluluğu 15 Ocak 1992’de Slovenya ve Hırvatistan’ı resmen tanıma kararı aldı. Ancak Bosna-Hersek ve Makedonya bu tanıma kapsamına alınmadı ve referandum şartına bağlandı. Bosna-Hersek Cumhuriyeti’nde çoğunluğu oluşturan Müslümanlar ve Hırvatlar bu amaçla 28 Şubat-1 Mart 1992’de bağımsızlık için referanduma gittiler.

Bosna-Hersek’teki Sırplar ise bu oylamaya katılmadılar. Referandumdan bağımsızlık yönünde karar çıkınca bölgede Müslüman ve Hırvatlarla Sırpların arasında tarihe bir utanç abidesi olarak geçecek olan “Bosna Savaşı” Başladı.

3 Mart’ta Sırp kuvvetleri Bosna’nın kuzeyindeki Bosanki Brod’u bombaladı ve silahlı çatışmalar başladı. Bu sonuçtan memnun olmayan Bosnalı Sırplar, tek taraflı bir kararla Batı Sırp Cumhuriyeti'ni ilan ederek Bosna-Hersek’ten ayrıldıklarını açıkladılar. Bu son gelişmelerden sonra şiddet daha da arttı.  Bosnalı Sırplar Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç ve Genelkurmay Başkanı Perisiç'in desteği ile Bosna-Hersek'te etnik temizliğe başladılar. Bosna Sırp Cumhuriyeti ve Sırp Demokrat Partisi (SDS) Başkanı olan Radovan Karadziç ve General Ratko Mladiç'in öncülüğündeki Sırplar, Bosna-Hersek'teki Boşnak ve Hırvatları acımasızca katletmeye giriştiler.

 

Kaynaklar

Rifat Uçarol, Siyasi Tarih, İstanbul,2008

Feridun M. Emecan, “Kosova 1389: Kimin Zaferi” I.Kosova Zaferinin 600. Yıldönümü Sempozyumu, Ankara 1992.

Feridun M.Emecan, “Birinci Kosova Savaşının Balkan Tarihi Bakımından Önemi”, I.Kosova Zaferinin 600. Yıldönümü Sempozyumu, Ankara 1992.

M. Glenny, The Fall of Yugoslavia: The Third Balkan War, Londra, 1992.


Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

SON DAKİKA HABERLERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

© İMAM-HATİP LİSESİ MEZUNLARI KÜLTÜR DAYANIŞMA VE İNSANİ DEĞERLERİ YÜCELTME DERNEĞİ
 Telefon ve Fax:
                   

 e-mail :  iletisim@ihsanider.org.tr    /  www.ihsanider.org.tr@hotmail.com
Köşe Yazarı Yönetici Girişi     /   Köşe Yazarı Girişi

Adres:Ulu Cami Mah. Kızılay Cad. Taş Apt. No:163 K:1 D:1 Seyhan/ADANA
E-Postamız


Tasarım: ihsanider

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi