İHSANİDER

Ana Sayfa | ..... | Derneğimiz | İletişim Formu | İnsan Kaynakları | Kurucu Üyeler | Yönetim Kurulu | Tüzük | Anketler | Sitene Ekle | RSS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Bozkurt-Lotus davası Mavi Marmara baskınına

2 Ağustos 1926 tarihinde Fransız Lotus gemisi, Çanakkale açıklarında Sağrı burnuna 7 mil mesafede, Türk gemisi Bozkurt’a çarpmış ve bu çarpışma ile gemide bulunan 8 Türk denizcisi ölmüştü. Lotus’un yardımcı kaptanı olan ve kaza esnasında nöbet tutan Jan Demons, “dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçuyla” Türk makamlarınca tutuklanmıştı.




Kategori  Kategori : Tarihte Bugün
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 183345
Tarih  Tarih : 16 Ekim 2011 19:32

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Necdet Sevil / Tarih Dosyası  / Dünya Bülteni

31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla hareket eden Mavi Marmara gemisine uluslar arası sularda İsrail askerlerinin müdahalesi sonucunda 9 Türk vatandaşı hayatını kaybetmiş ve olayla ilgili soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, yakın bir zamanda 9 Türk vatandaşının öldürüldüğü saldırının emrini veren ve tetiği çeken 174 İsrailli'ye kırmızı bülten çıkarılması için harekete geçilmesine karar vermişti. Bu kararın alınmasıyla birlikte de, bazı uzmanlar Bozkurt-Lotus Davası’nın Mavi Marmara Baskını’na emsal teşkil edebileceğini dile getirmişlerdi. Peki neydi bu Bozkurt-Lotus Davası? 

2 Ağustos 1926 tarihinde gece yarısına doğru İstanbul’a gitmekte olan Fransız Lotus gemisi, Çanakkale açıklarında Sağrı burnuna 7 mil mesafede, Türk gemisi Bozkurt’a çarpmış ve bu çarpışma ile birlikte Bozkurt gemisi batmış, gemide bulunan 8 Türk denizcisi de ölmüştü. Kazazedelere ilk yardımı Lotus gemisi yapmış ve yoluna devam ederek ertesi gün İstanbul’a varmıştı. Burada, Lotus’un yardımcı kaptanı olan ve kaza esnasında nöbet tutan Jan Demons, “dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçuyla” Türk makamlarınca tutuklanmıştı. Türk makamlarının geçici tedbir amaçlı olarak ifade ettikleri bu tutuklamayla birlikte, yine aynı gerekçeyle Bozkurt’un kaptanı Hasan Kaptan da tutuklanmıştı. 

 
   

Bu tutuklama olaylarıyla birlikte mesele bir anda alevlenmiş ve Türkiye ile Fransa arasında siyasi bir sorun haline gelmişti. Fransa, Türk mahkemelerinin Demons’u yargılama hakkına sahip olmadığını ifade etmiş ve Demons’un bir an önce serbest bırakılmasını talep etmişti. Türkiye ise, söz konusu kişilerin Türk adli makamlarınca yargılanmasının tabi bir hak olduğunu ve bu bakımdan yargılamanın Türk mahkemelerince yapılması gerektiğini dile getirmişti. 

Türk ceza kanunun 6. maddesine göre; davanın açılması için Adalet Bakanı’nın talebi veya kazadan zarar görenlerin şikâyetçi olması yeterli bir nedendi ve yapılan şikâyetler üzerine dava açılmasına karar verilmişti. Davanın açılması zerine Adalet Bakanı Mahmut Esat Bey, davanın Türk mahkemelerinde görülmesi kararını vermiş ve dava İstanbul Ağır Ceza mahkemesine havale edilmişti. 

Yapılan ilk duruşmada her iki kaptanın da hareketleri hatalı olarak görülmüş ve davanın ikinci duruşmasında nakdi kefaletle serbest bırakılmasını talep eden Demons, 13 Eylül günü kefalet ödenmesine karşılık yargılanmak üzere tahliye edilmişti. 14 Eylül’de devam edilen duruşmada Savcı Fuat Hulusi Bey, suçları sabit görülen her iki kaptan için de en az birer yıl hapis isteğinde bulunmuştu. 15 Eylül 1926 tarihindeki dava da ise,  mahkeme son sözü söylemiş ve olayın sorumlularını hataları derecesinde mahkûm etmişti. Karara göre; Lotus gemisi kaptanı 2 ay 20 gün ağır hapis ve 23 lira para, Bozkurt gemisi kaptanı ise, 4 ay ağır hapis ve 23 lira para cezasına çarptırılmışlardı. 

Türk mahkemelerinin adil bir şekilde davayı sonuçlandırması, her kesimden memnuniyetle karşılanmış ve bundan sonra Lahey Adalet Divanı’nın vereceğe kara odaklanılmıştı. Nihayet, Türkiye’yi Mahmut Esat Bey başkanlığında bir heyetin savunduğu dava 7 Eylül 1927 tarihinde karara bağlanmış ve Adalet Divanı, bu meselede Türkiye’yi haklı bulmuştu. Böylece, Türkiye “uluslar arası hukuk alanındaki ilk önemli başarısını elde etmiş” ve Atatürk, gösterdiği başarıya binaen Mahmut Esat Bey’e ‘Bozkurt’ soyadını vermişti.

Kaynaklar:

Vahdettin Engin, Kurtlar Sofrasındaki Osmanlı, İstanbul 2009. 

http://www.haberturk.com/gundem/haber/678845-bozkurt-lotus-davasi-ornek-olur

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

SON DAKİKA HABERLERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

© İMAM-HATİP LİSESİ MEZUNLARI KÜLTÜR DAYANIŞMA VE İNSANİ DEĞERLERİ YÜCELTME DERNEĞİ
 Telefon ve Fax:
                   

 e-mail :  iletisim@ihsanider.org.tr    /  www.ihsanider.org.tr@hotmail.com
Köşe Yazarı Yönetici Girişi     /   Köşe Yazarı Girişi

Adres:Ulu Cami Mah. Kızılay Cad. Taş Apt. No:163 K:1 D:1 Seyhan/ADANA
E-Postamız


Tasarım: ihsanider

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi