İHSANİDER

Ana Sayfa | ..... | Derneğimiz | İletişim Formu | İnsan Kaynakları | Kurucu Üyeler | Yönetim Kurulu | Tüzük | Anketler | Sitene Ekle | RSS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Din ve Siyaset İlişkisi 1

“Şeytandan ve siyasetten Allah’a sığınırım”

Kategori  Kategori : Güncel
Yorumlar  Yorum Sayısı : 1
Okunma  Okunma : 156570
Tarih  Tarih : 13 Şubat 2014 21:48

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

     Bu cemaatçi sloganı Adan İmam Hatip’te okuduğum yıllarında Cuma namazı sonrası koluma giren üst sınıflardan o gün ilk defa gördüğüm bir daha da göremediğim bir abiden duymuş ve şaşırmıştım. Neydi siyaset? Niye kaçılmalıydı Şeytandan kaçıldığı gibi? Bizlere imam hatip değerli şeyler verdi buda onlardan birimiydi? Bu kavramı ya da algıyı din-siyaset ilişkisi bağlamında insanlık tarihi kadar eski bir diyalogu bir ortaokul öğrencisi nasıl anlayacak, anlatacak ve idrak edecekti?
 
     Bu gün o günleri düşündüğümde İmam Hatiplerde öğretilen güzellik ve değerlerin yanında siyasi tavır ve tutumlarında bir şekli ile öğretildiğine dair kanaatim pekişmekte. İmam Hatipte okuduğum o günlerde bir tarafta kendini ve ülkesini kurtarma adına ortaya çıkmış o günlerin moda söylemleriyle konuşan İslamcılar İran devrimini övüyor, Afganistan’ı mücahitleri anlatıyor, diğer tarafta radikal gruplar, siyasal İslamcılar, vakıfçılar, cemaatler, milliyetçiler gibi bir çok grup, hepsi imam hatipte siyaset yapıyor ve kendi çapında etkin…Aslında ortak bir dert vardı, önce ülkemiz sonrada dünyadaki Müslümanlar başta olmak üzere tüm insanlar….

     Biz imam hatipliler üç aşağı beş yukarı kısa zamanda bu rüzgârın içerisinde bulduk kendimizi. Bu bir siyasetse hep siyasetin içindeydik te söylemimiz bunun dışındaydı. Aslında bu insan olmak merkezinde sürekli aktif olarak tarihe damgasını vurmuş, doğal yollarla etkileşimini günümüze kadar değişmeden getiren probleme bir duruş alışımızdı.

     Siyaset insan için temel bir ihtiyaç. Sorun bunun olması değil yapılırken insan olmaktan çıkılması. İnsanın o ya da bu şekilde var olması, taleplerinin bulunması ve bir şeyler yapması onu bir durum ve konuma getirdiğine göre bu bir yerde onu siyasetin merkezine yerleştirmekte. Nitekim siyasetin gelişim serüveni dinle olan diyaloğunda aktif bir şekilde peşi sıra getirmiş ve sonuçta din merkezli siyaset ya da siyaset merkezinde bir din anlayışına dönüşmüştür.

     Son günlerde yaşanan Hükümet–cemaat kavgasını “kutsal birlikteliğin çatlaması” veya “ortak bir çıkar etrafında birleşen iki unsurun çıkar çatışmasından dolayı ayrışması” olarak görenler olduğu gibi “bir ihanet”, “dost-modern darbe” veya “rüşvet ve yolsuzluğa bulaşanların halkı kandırarak kendini aklama mücadelesi” olarak tanımlamalar yapıldığını görmekteyiz.

     Sonuçta dün “hizmet hareketi” devlet erkânı tarafından alkışlanan ve her türlü imkan sunulan, Türkçe olimpiyatlarıyla övgüler dizilen bir dini hareketken şimdilerde kötü, hatta berbat bir yere konuldu ya da konulmak durumunda bırakıldı. Burada bir gariplik var……Hüseyin Gülerce’nin bu günlerde siyaset algısına ders verircesine Türk siyasi düşüncesini işaret ederek  “Burada iki peşin hüküm var: Birincisi, Hizmet hareketini tartışmasız “dini bir hareket” kabul etmek. İkincisi, siyasetin sadece partiler tarafından yapılmasını savunmaktır.” Beyanı cemaatlerin siyasetin nasıl merkezinde yer aldığını göstermektedir. Aslında bu dürüstçe bir vakıanın ifade edilmesi, dillendirilmesinden başka bir şey değildir.

     Sonuçta nur hareketine mensup diğer grupların “biz  siyasete karışmayız, halkın iradesini destekleriz” diyen siyasi söylemi veya hükûmetin öfke dolu hatta bazen sınırı aşan tavırları veyahut cemaate dayandırılan “boşbakan” gibi tanımlamalar bütün halinde hoş değil hatta çirkin!!!!

     Ne hükümet bundan sonra ortak deklarasyona rağmen Gülen grubu dâhil diğer nurcu grupları eskisi gibi sorgulamadan kabul edip destekleyecektir (yoğurdu üfleyerek içmek) Nede nur hareketi mensuplarının tamamı itibariyle hükümete tam bir güven duyacaklardır. Kim kazandı kim kaybettiyi bir kenara bırakarak nasıl davranılmalıyı sorgulamakta fayda görüyorum.

     Siyasetin kavramlarını din ve ahlaki temellerle bütünleştirmekle beraber hakikati değil menfaati önceleyen bir dilin hâkim olduğu şu günlerde bizler taassup ve fanatizmi bırakıp imam hatip kültürüne yakışır, olumsuz tavırlardan uzak durarak vakur ve seviyeli olmak durumundayız.

     Unutmayalım insanız fikirlerimiz değişebilir, bugün hükümet yandaşıyız, yarın muhalif ya da bu gün muhalifiz yarın başka bir yerde veyahut bugün cemaatteniz yarın başka bir grupta veya yerde. Ama bize lazım olan her yerde her zaman İslam ahlakından öğrendiğimiz şekilde olgun seviyeli ve dürüst bir tavır içinde olmak. Farklı düşünmekle beraber saygıyı yitirmeden haram ve helali, ahlaki sınırları ne o, ne bu için kaldırmadan adam gibi, imam hatipli gibi olmak durumundayız.

     Bu ülke bizim, hepimizin, aynı dinin mensuplarıyız. “Müslümanlar ancak kardeştir” kardeş olmak durumundadır anlayışından bir emir çıkararak bazı tepkileri sınırlı tutmakta fayda görmekteyim.  Ne siyasilerin ne de cemaat adına konuşanların değil hakkın, doğrunun ve gerçeğin yanında olmak için yola çıkmakta fayda var.

     Kanaatler kesinse (hükümet doğruyu söylüyor ya da tam tersi cemaat hak üzere) adaletli olmak daha da zor. Unutmayalım bu durumda kör savaşı ortaya çıkacak ve galibi olmadan iki tarafta birbirini yok etmeye çalışacak ki olan bu ve bu ülke zarar görecek……

     Hem hükümete hem cemaate mesafeli olan biri olarak, güzel ülkemin insanlarının birbirine düşmesinden rahatsızlık duyan bir imam hatipli olarak başta kendim olmak üzere herkesi bu günlerde daha sakin olmaya, hayır dua etmeye ve önyargılardan kurtulup “hayrı emredip şerden uzaklaştırmaya”, hak ve adaletle davranmaya davet ediyorum.

     Allah yar ve yardımcımız olsun.

Doç. Dr. İsmail ŞIK

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

Bu habere toplam 1 yorum yazılmıştır.

MUAMMER [ 13 Şubat 2014 22:14 ]

Güzel ifade etmişsiniz İsmail Hocam.. Haddi aşmak, müminin özelliklerinden değildir. Zamanımızda Edepli olmak herkesin harcı değil maalesef.. Allah bizleri; Haddi aşan,edep perdesi yırtılanlardan eylemesin..
Selam ve Dua ile...

Yorumların tamamını okumak için tıklayın.

SON DAKİKA HABERLERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

© İMAM-HATİP LİSESİ MEZUNLARI KÜLTÜR DAYANIŞMA VE İNSANİ DEĞERLERİ YÜCELTME DERNEĞİ
 Telefon ve Fax:
                   

 e-mail :  iletisim@ihsanider.org.tr    /  www.ihsanider.org.tr@hotmail.com
Köşe Yazarı Yönetici Girişi     /   Köşe Yazarı Girişi

Adres:Ulu Cami Mah. Kızılay Cad. Taş Apt. No:163 K:1 D:1 Seyhan/ADANA
E-Postamız


Tasarım: ihsanider

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi