İHSANİDER

Ana Sayfa | ..... | Derneğimiz | İletişim Formu | İnsan Kaynakları | Kurucu Üyeler | Yönetim Kurulu | Tüzük | Anketler | Sitene Ekle | RSS

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Melik Şah

idam sehpasında ayaklarını dahi bükerek kendisini ölüme terk etmiş, Sırtında göremediği ‘’münafığın’’ ihanet hançeri, yüzünde ''Siyonist’in'' yumruk izleri, kalbinde din kardeşlerine karşı işlenmiş günahları, sessizliği ve duyarsızlığı ile ‘’dipdiri meyyid’’

Kategori  Kategori : Tarihten Olaylar
Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
Okunma  Okunma : 83385
Tarih  Tarih : 14 Ocak 2015 01:52

11 Punto 13 Punto 15 Punto 17 Punto

Melik Şah

Kısa hatırlatma;

İran menşeli Hasan ibni el-sabah önderliğinde örgütlenerek İslam coğrafyasının doğu kesimlerinde 1090 ile 1272 arasında tedhiş (Fr. Terreur) rüzgârı estirmiş şahsiyeti Melik Şah dan daha iyi bilen birisi yoktur eminim.

Hasan Sabbah müntesiplerine de bugün haşhaşi denildiğini bilmeyen yok gibi. 

Alp Arslan’ın meşhur vezirlerinden Nizamülmülk, Melik Şah zamanında, Alamut kalesini ele geçiren Hasan Sabbah’ın üzerine yürür ve kaleyi kuşatır.

Birbirlerini tanıyan Hasan Sabbah, Nizamülmülk’e, bu işten vazgeçmesini yoksa kendisini öldürteceğini haber salar, ama Nizamülmülk kuşatmadan vazgeçmez. 

Bir gün, Hasan Sabbah’ın fedaîlerinden Ebu Tahir, Nizamülmülk’ü bir suikastla öldürür.

Vezirin ölümü ile Selçuklu askerleri kuşatmadan vazgeçer.

Melik Şah’ın ölümünden sonra tahta geçen Sultan Sungur, İsmaîlîler üzerine ordusunu saldırıya hazırlarken, bir sabah yatağının başucuna saplanmış bir hançer görür, bir de Hasan Sabbah’tan mesaj vardır: “O hançeri senin yatağının başucuna saplayan, göğsüne de saplayabilir. Bizimle uğraşmaktan vazgeç.”

Devletin en tepesine yatak odasına kadar giren bir ‘’tedhiş’’ verdiği mesaj enteresandır.

Kişilerle işimiz yok. Gölge etme. 

Hedef sistemin kılcal damarlarına kadar sızarak bütün devletti ele geçirmektir. Ve bu uğurda her türlü mücadele yöntemi mubahtır.

 

Dost kim düşman kim? 

Ahlaki çöküntü veya esaret devirlerinde veya iktidarın el değiştirdiği geçiş dönemlerinde statikoyu kaybeden güç odaklarının da beslediği fitne ve karmaşa sonucu iki çeşit insan ortaya çıkar.

Namussuzlar ile namuslular, iki tarafta da boğuşma büyük bir şiddetle açıktan yürür, hele önce vatandaş sonra insan olunması gereken dehşetli sıralarda faziletle, alçaklığın boğuşması kadar korkunç muharebe yoktur.

Muharebe düşmana karşıdır. Üniformalıdır. Az da olsa, çok olsa da bir zaman sonra önemi kalmaz. 

Kaçarsın. Kovalarsın. Anında ölümler yaralanmalar olur. Ama hep ileriye bakmanın bir rahatlığı vardır. 

Fitne ve ahlaki çöküntü veya esaret devirlerinde dost kim düşman kim bilinmez. 

Düşmanın dost gibi tek bir yüzü yoktur. Olsa idi. O zaman düşmanın tam tersi dosttur denebilirdi. Oysa dostun tersi yüz binlerce şekle girip fitne üretebilmektedir. 

İnsanlaşmamış, çıplak varoluşunu sürdürmenin dışında bir kaygı duymayan, vicdanı donmuş, 

Kutsalla irtibatını sağlayan vicdanın anlamı karışmış, 

Hak ile batıl arasındaki ayrım çizgisini çekmekten kaçınan, otorite algısı sapmış - vicdan- ı kör.

İrfan, yerini bir iç hasbıhalden başka bir şey olmadığı sanısına bırakmış bağlanmış basiret, 

Hayatın pınarı olmaktan çıkıp maddi çıkar teminine koşulmuş din. 

Dini toptan dışlamak gafletinde bulunmuş. ‘’laik’’

Cennet ümidiyle, beşer bir zat’a “ölesiye sadık” ve “ölüm makinesi” haline gelmiş suikastçı ‘’haşhaşi’’ 

Kısaca süslü kelimelerle yüzlerce fazilet karşıtlığını sayabilirsiniz.

 

Müslüman’ın durumu:

Küreselleşmiş dindışı çağdaş İngiliz- Yahudi medeniyeti egemen-fitnesi netiçesi; Mülüman’ın durumu; idam sehpasında ayaklarını dahi bükerek kendisini ölüme terk etmiş, Sırtında göremediği ‘’münafığın’’ ihanet hançeri, yüzünde ''Siyonist’in'' yumruk izleri, kalbinde din kardeşlerine karşı işlenmiş günahları, sessizliği ve duyarsızlığı ile ‘’dipdiri meyyid’’

 

İbni sebe:

Burnu havada, sivri omuzları, oynak gözleriyle ‘’fitne- münafık’’ denilen pislik ise insanların arasında dolaşıyor. ! Av arayan yırtıcı hayvan gibi değil sadece leş arayan bir sırtlan gibi.

 

Küresel Dünya:

İngiliz- Yahudi medeniyetine bakarak giyiniyor, soyunuyor, reklam ile sinema sanayileri yazılı veya görsel basın caddeler ile meydanlardaki yazılı çizili resimli ilanlar doğrudan veya dolaylı habire İngiliz Yahudi taleplerini, zorlamaları ile dayatmalarını Amerikan rüyasıyla bütün bir insanlığa yumuşakça yediriyor.

Millilik teranesi tutturmuş pek ender bulunan kimi iktidarlar, askeri veya statükoyu temsil eden vesayet kurumları devreye konarak alaşağı ediliyor. Bu da sökmedi ise o takdirde bütün zemberekler iç savaş doğrultusunda kuruluyor. 

Türkiye’de son üç yılda yaşadıklarımız sanırım Cennet mekan Abdulhamit döneminde yaşananlarla örtüşüyor ve yukarda açıklanan paragrafı izaha lüzum kalmayacak şekilde açıklıyor. 

 

Dosdoğru yolda yürümek:

Hak bir dir ve mesajı çok açıktır.

Elbette Müslüman tarafını belirleyecektir, 

Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı tutunun ve birbirinizden kopmayın. Ve Allah'ın size verdiği nimetleri hatırlayın: Siz birbirinize düşman iken kalplerinizi nasıl uzlaştırdı da O'nun lütfu ile kardeş oldunuz ve ateşli bir uçurumun kenarında (iken) sizi ondan (nasıl) korudu. Bu şekilde Allah mesajlarını size açıklar ki hidayet bulasınız, (Al-i İmran-103)

Bütün mesele hayra inanmak ve şerre karşı sabırla direnmektir.  Kinle, öçle uğraşmak beyhude, takati boş yere harcayacak ömür yok.

Mü’min, Allah’ın ipine sarılarak yarınlara doğru ‘’dosdoğru yolda’’ yol menzilden önemlidir diyerek kararlı adımlarla yürüyecek. 

Başka çaresi de yok.

 

Allah’a dayan

Sa’ya sarıl.

Hikmete ram ol.

Yol varsa budur.

Bilmiyorum başka çıkar yol. (M. Akif ERSOY)

Vesselam.

D. Bilal AKKUŞ

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

SON DAKİKA HABERLERİ


RSS Kaynağı | Yazar Girişi

© İMAM-HATİP LİSESİ MEZUNLARI KÜLTÜR DAYANIŞMA VE İNSANİ DEĞERLERİ YÜCELTME DERNEĞİ
 Telefon ve Fax:
                   

 e-mail :  iletisim@ihsanider.org.tr    /  www.ihsanider.org.tr@hotmail.com
Köşe Yazarı Yönetici Girişi     /   Köşe Yazarı Girişi

Adres:Ulu Cami Mah. Kızılay Cad. Taş Apt. No:163 K:1 D:1 Seyhan/ADANA
E-Postamız


Tasarım: ihsanider

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi