Srebrenitsa Soykırımı Unutulmadı

Açıklama: Bosna/ Srebrenitsa/ Potacari Şehitliğinde Defin töreni ve anma programı ile eş zamanlı basın açıklaması yapıldı.
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 11 Temmuz 2018
Geçerli Tarih: 15 Ağustos 2018 12:03
Site: İHSANİDER
URL: http://www.ihsanider.org.tr/haber_detay.asp?haberID=2212


Bosna/ Srebrenitsa/ Potacari Şehitliğinde gerçekleştirilen 35 Cenazenin defin töreni ve anma programı ile eş zamanlı basın bildirisi.
11 Temmuz 2018  

Basınımızın çok değerli temsilcileri ve kıymetli hazirun,    Avrupa’nın orta yerinde 1992-1995 de Bosna’da yaşanan insanlık dramını hatırlamak, Srebrenitsa’da yaşanan soykırımı tel’in ve şehitlere dua için bir araya gelmiş bulunmaktayız.  

1990 lı yıllarda, Dünyada Soğuk Savaş döneminin sona ermesinin ardından yaşanan gelişmeler Yugoslavya’nın da dağılmasına neden oldu. Yugoslavya’yı meydana getiren cumhuriyetlerden biri olan Bosna, 1992 yılı Şubat ayında yapılan referandumun ardından bağımsızlığını ilan etti. Ancak Bosna’nın bağımsızlık kararını tanımayan Sırplar, Saraybosna’yı kuşatma altına alarak üç buçuk yıl süren Bosna Savaşı’nı başlattılar. Yugoslavya’ya ait tüm silahlar Sırp yönetiminin elinde idi. BM’in silah ambargosu kararı Sırpları daha da cesaretlendirdi. Ve büyük Sırbistan hayalini gerçekleştirmek için etnik temizlik ve soykırımı başlattılar.  

Sırplardan kaçan 500.000 kişinin Batı Avrupa ülkelerine sığınmaya çalışmaları üzerine Almanya, Avusturya, Macaristan, Hırvatistan ve İtalya sınırlarını mültecilere kapattı. Mülteci sorunuyla uğraşmak istemeyen Batılı devletlerin de etkisiyle Saraybosna, Gorajde, Serebrenitsa, Tuzla, Zepa ve Bihac 1993’te BM Güvenlik Konseyi tarafından güvenli bölge ilan edildi.  

Bu güvenli bölgelere yerleştirilen BM Barış Gücü askerlerine savaştan kaçarak kendilerine sığınan çoğunluğu Boşnak sivil, kadın ve çocukları koruma görevi verildi.  

Boşnakların düzenli ordu kurması ve cephelerde üstünlük kurmaya başlaması ile batı dünyası bu gün adını ‘’Dayton Anlaşması’’ koydukları mütarekeyi konuşmaya başladılar.    

Dayton anlaşması gündeme gelmesi ile Sırplar Cephe’de üstünlük kurarak, masada güçlü konuma gelmek isteyince; Temmuz 1995’te General Ratko Mladiç komutasındaki Sırp güçleri, “güvenli bölge” ilan edilmiş Serebrenitsa’yı kuşattı; ‘’Bosna Savaşı başlamadan önce Srebrenitsa 6 bin nüfuslu bir şehirdi. Güvenli bölge ilan edilmesi ile çevreden gelenlerle nüfusu 75 bin e kadar çıkmıştı.’’  

Birleşmiş Milletlerin güvenli bölge ilan ettiği, Hollanda askerlerinin denetimindeki Srebrenitsada, 11 Temmuz 1995 günü, hiçbir direnç/ direnme gösterilmeden silahsız sivil Boşnaklar, silahlı Sırplara teslim edildi.  

Ve Srebrenitsa’da Sırplar tarafından 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da yaşanan en büyük soykırım gerçekleştirildi. Bir gün içinde 8.372 Boşnak soykırıma tabi tutuldu. Yüzlerce kadına ve küçük yaştaki kız çocuğuna tecavüz edildi. Avrupa’da yakın tarihin en utanç verici insanlık suçu işlendi. Ve Avrupa’nın yakın tarihinin en karanlık sayfasına Sırp vahşetinin adı yazıldı. Srebrenitsa’da soykırıma uğrayan sadece Boşnaklar değil, tüm insanlıktı.  

Ve ne yazık ki yakın tarihin bu büyük insanlık suçuyla gerektiği şekilde henüz yüzleşilemedi.  

BM kontrolündeki güvenli bölgede, Srebrenitsa'da Sırplar tarafından soykırıma tabi tutulan; Boşnakların, anılması amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde hala bir karar alınmadı.  

‘’Aradan geçen onca zamandan sonra Hollanda Temyiz Mahkemesi Srebrenitsa’da hayatını kaybeden ve bir kısmının cesetleri hala bulunamayan binlerce masum Bosna-Hersekli Müslümandan 350’siyle ilgili olarak, Uluslararası Adalet Divanı’nın soykırım kararı tespitini teyit etmiştir." Denilmekle, mahkemelerde satırlara yansıyan cümlelerden, Uluslararası adalet divanının da soykırımı hafife aldığı görüldü.  

1995 yılından beri, yakınlarının yasını tutan, onların ardından gözyaşı döken Boşnak annelerin, babaların, evlatların, kardeşlerin yüreğini teskin edecek adımların daha hızlı, daha hakkaniyetli, daha etkin şekilde atılması insanlık onurunun kurtarılması için önemlidir. Gelecekte insanlığın bu tür trajedilere bir daha maruz kalmaması için, özelde Srebrenitsa, genelde Bosna-Hersek meselesinin adil bir değerlendirmeye tabi tutulmasının suçluların ilan edilip, cezalandırılmalarının önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle; Bosnalıların uğradığı zulümlerin ve soykırımın takipçisi olacağız. Ve Avrupa’nın orta yerinde dünyanın gözü önünde, Birleşmiş Milletlerin suçüstü yakalandığı;  Müslümanlara uygulanan soykırımı unutmayacağız, unutturmayacağız.  

Aliya İzzettbeğoviç Savaş sonrasında, derin acılar yaşayan halkına; ''Hiç kimse intikam peşinde koşmamalı, sadece adaleti aramalıdır. Çünkü intikam sonu olmayan kötülüklerin de kapısını açar. Geçmişi unutmayın ama onunla da yaşamayın."  Diyor ve özellikle bir hususa vurgu yapıyordu. ‘’Unutulan soykırım yenilerine kapı açar.’’  

Dünyanın soykırıma seyirci kalması karşısında ise ‘’Ve her şey bittiğinde hatırlayacağımız düşmanlarımızın sözleri değil dostlarımızın sessizliği olacaktır.’’ Sözleri ile de dost görünenlere ve İslam dünyasının duyarsızlığına sitemlerini iletiyordu.  

1992-1995 yılları arasında sistematik olarak yürütülen, bu iç savaş adı altındaki soykırım neticesinde: 35 bin’i çocuk 312 bin kişi öldürülmüştür. 50 bin kadına tecavüz edilmiş. 2 milyon kişi evini terk etmiştir. 18 bin kişi ise hala kayıptır.  

Bulunan 5000 toplu mezar yanında, 23 Yıl geçmesine rağmen hala toplu mezarlara ulaşılmaktadır. Bu gün toplu mezarlardan çıkarılıp DNA testi ile kimlik tespiti yapılan 35 cenaze Srebrenitsa da bulunan Potoçari şehitliğinde cenaze namazının ardından defin işlemi gerçekleştirilmektedir. Bu vesile ile Bosna halkının açılarını paylaşıyor. Şehitlere rahmet diliyoruz.  

Son olarak; ‘’Çocukları küçük kurşunlarla mı öldürürler’’ diye soran Bosnalı çocuğun sessiz çığlığı, … Bosna annem, Srebrenitsa kız kardeşim. "Bosna majko Srebrenice sestro." Haykırışı... 
Ve Saraybosna kuşatmasında hayatına kaybeden 11 yaşındaki Bosnalı bir kız çocuğunun yazmış olduğu;
—Bahçemizdeki ağacın son yaprakları da döküldü
—Saraybosnaya artık kış geliyor anne
—Yeni ördüğün sarı kazağıma
—Bir kaç kuş resmi koy
—Soğuğa ve acılara
—Daha fazla dayanabilirim
—O zaman.
Şiir’i; … Kulaklarımızda sürekli çınlayacak. Bu çınlamalar bize hep; Gönül coğrafyamızın göz bebeği Bosna’yı, Srebrenitsa’yı, Sırpların yaptığı soykırımı ve batı dünyasının ikiyüzlülüğünü, alçaklığını ve İslam dünyasının duyarsızlığını bize hatırlatacak. …  

Bu soykırımı, bu vahşeti hiç unutmayacağız ve unutturmayacağız.  

Herkese en derin muhabbetle teşekkür ediyor. Saygılar sunuyorum.                                                                                                 11 Temmuz 2018                                                                                              Durmuş Bilal AKKUŞ                                                                                     İHSANİDER Yönetim Kurulu Başkanı